<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>www.kucukinsan.com</title>
	<atom:link href="http://kucukinsan.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kucukinsan.wordpress.com</link>
	<description>İçinizdeki Çocuğu Şımartın</description>
	<lastBuildDate>Mon, 19 Oct 2009 08:27:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='kucukinsan.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://0.gravatar.com/blavatar/4204ebc0422197ed8fa0db0b67231fa3?s=96&#038;d=http%3A%2F%2Fs2.wp.com%2Fi%2Fbuttonw-com.png</url>
		<title>www.kucukinsan.com</title>
		<link>http://kucukinsan.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://kucukinsan.wordpress.com/osd.xml" title="www.kucukinsan.com" />
	<atom:link rel='hub' href='http://kucukinsan.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Taciz, tecavüz, cinayet ve çocuklarımız</title>
		<link>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/10/19/taciz-tecavuz-cinayet-ve-cocuklarimiz/</link>
		<comments>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/10/19/taciz-tecavuz-cinayet-ve-cocuklarimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 08:27:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kucukinsan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Okul]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kucukinsan.wordpress.com/?p=134</guid>
		<description><![CDATA[www.kucukinsan.com Son zamanlarda oldukça sık yaşanan çocuklara yönelik taciz, ve tecavüz suçlarının ardı arkası kesilmiyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne(WHO) göre 0-18 yaş aralığındaki bireyler çocuk olarak kabul ediliyor. İşte bu noktada yetişkinlerin çocukları taciz etmesinin dışında 15-16 yaşındaki ergenlerin kendilerinden küçük olan çocukları taciz etmeleri çok sık rastladığımız ciddi bir problem olarak karşımıza çıkıyor. Çocuğun çocuğu [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=134&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kucukinsan.com/images/images/taciz.jpg" alt="" /></p>
<p><a href="http://www.kucukinsan.com" target="_blank">www.kucukinsan.com</a></p>
<p>Son zamanlarda oldukça sık yaşanan çocuklara yönelik taciz, ve tecavüz suçlarının ardı arkası kesilmiyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne(WHO) göre 0-18 yaş aralığındaki bireyler çocuk olarak kabul ediliyor. İşte bu noktada yetişkinlerin çocukları taciz etmesinin dışında 15-16 yaşındaki ergenlerin kendilerinden küçük olan çocukları taciz etmeleri çok sık rastladığımız ciddi bir problem olarak karşımıza çıkıyor. Çocuğun çocuğu istismar etmesi, taciz de bulunması, tecavüz etmesi, bu da yetmiyor vahşi bir biçimde öldürmesi toplum olarak bize ne oluyor sorularının sorulmasının bir zorunluluk olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Anne babalara işgalci anne babalar olmamaları yönünde tavsiyelerde bulunuruz biz profesyoneller. Çocukların bireyselliklerine saygı duyun, özerkleşmelerini destekleyin, anlayışlı olun, hatta ilkel anne baba olun, ne yaptıklarına sürekli müdahale etmeyin, onların kendilerini rahat hissetmelerini sağlayın, deriz. Şimdi bu noktada ailelerin kafalarının karışmış olduğunu görüyorum. Çocukların bireyselliklerini tanırken onları tamamen ihmal ettiğimizi düşünüyorum.</p>
<p>16 yaşında bir genç başta kendi erkek kardeşi olmak üzere, erkek kardeşinin 4 arkadaşını aylarca kendi evlerinde taciz ediyor ve bu beş çocuğu cinsel haz nesnesi olarak uzun süre kullanıyor. Ve ne yazık ki bu beş ailenin hiçbir tanesinin ne olup bittiğinden yaklaşık bir yıl boyunca hiç haberi olmuyor. Tacize uğrayan beş erkek çocuk saatlerce ağlayıp olayı inkar ettikten sonra içlerinden bir tanesinin dayanamayıp doğruyu söylemesiyle olay çözümleniyor. Tacize uğrayan çocuk öncelikle bu durumdan son derece utandığı için, ikinci olarak kendisini suçladığı için ve son olarak katı anne baba tutumlarından dolayı cezalandırılacağından korktuğu için gerçeği uzun süre gizleme eğilimi gösteriyor. Uzun süre tacize uğrayan çocuğun bütün psikolojisi henüz sekiz yaşındayken yazık ki alt üst oluyor.</p>
<p>Çocukluk dönemi bilişsel gelişim özelliği olarak çocukların somut düşünmesi, soyut kavramları bilmemeleri, soyut düşünce yetisinin henüz gelişmemiş olması çocukların olayları anlamalarında handikap oluşturuyor. Çocuk kendisine ne yapıldığını belki bir süre anlamlandıramıyor. 11 yaşına kadar çocuklar soyut kavramları anlayamıyor, örneğin büyük adam sözünü ‘iri ve uzun boylu adam’ olarak anlıyorlar. Yasak, ayıp, günah, ahlaklı, ahlaksız gibi bir çok kelimenin ne anlama geldiğini sadece ezbere biliyorlar, aynen şiirlerde ulus, vatan, millet, ülke, onur, ölüm sözcüklerini ezberledikleri ve anlamını kavrayamadıkları gibi moral değerlere ait kavramları da anlamlandıramıyorlar. Bu yüzden çocuk taciz ve tecavüzün farkını da bilmiyor, kendisine ne yapıldığını da&#8230; Çocuklarda 2-7 yaş arasında olduğu kabul edilen egosantrik düşünce yapısı da bu sorunun ortaya çıkmasında sebep teşkil ediyor. Bu düşünce yapısında çocuk ben merkezci düşünüyor. Her şeye kendisinin neden olduğunu var sayıyor. Onun yüzünden olmuş, suçlu kendisiymiş gibi düşünüyor.</p>
<p>Anne baba kavga ettiğinde, çocuk benim yüzümden diye düşünüyor. Sonra anne baba ayrılıyor, çocuk yine kendisinin sebep olduğunu zannediyor. Başına gelen her türlü olayda kendisinin sorumlu olduğunu düşünüyor. Birisi ona anlamadığı bir şey yapıyor, bu yaptığı şey kötü ama çocuk benim yüzümden bunu bana yaptı, suçlu benim şeklinde düşünüyor. İşte bu noktada çocuk başına gelen olumsuz olayları hem anlamlandırmakta güçlük çekiyor hem de paylaşmakta isteksiz oluyor. Özellikle aşırı mükemmeliyetçi ailelerde, çocuklar çok eleştirel bir ortamda yetiştiklerinden, kendilerini, duygularını, öfkelerini, üzüntülerini ifade edemediklerinden çocukların yaşadıkları sorunu dile getirme olasılığı yazık ki daha düşük oluyor. Ve bu tip ailelerde bizim başımıza gelmez, bizim çocuklarımız yapmaz gibi bir soyutlama ve reddetme durumu söz konusu olduğundan gerçek uzun süre fark edilmiyor.</p>
<p>Anne babalara çocuklarınıza karşı aşırı baskıcı olmayın mesajını vermek için işgalci olmayın biraz çocukluklarını yaşasınlar ve onlara küçük yetişkinler gibi davranmayın dediğimizden bahsetmiştim. Ancak özellikle son yıllarda, çocuklar kapılarının önünde oynarken bile sokaktan geçen her hangi biri tarafından tacize uğrayabiliyorlar, bu durumda ailelere ve toplumun fertleri olarak bizlere çok büyük görevler düşüyor. Ailelerin işgalci olmadan ihmal etmemeyi başarabilmeleri, bizim de hiçbir olaya sessiz kalmadan bu tür durumlarda gerekli mercilere tanık olduğumuz bu içerikte olayları bildirmemiz gerekiyor.</p>
<p>Çocuklarımız başkaları tarafından öpülerek sevilerek büyüyorlar. Bu bizim kültürümüze aykırı bir durum olmadığından normal karşılanıyor. Ancak özellikle 3-4 yaşlarından itibaren çocuklara bu bilincin bizler tarafından aşılanması gerekiyor, kendi bedenlerinin özel olduğunu, istemedikleri sürece kimsenin onlara dokunamayacağını, yanlarında bir ebeveyn yoksa kimseye kendilerini öptürmemeleri ve dokundurmamaları gerektiğini bir şekilde uygun bir dille çocuklarımıza sürekli olarak anlatmamız gerekiyor. Bunu yaparken çocuğa aşırı bir kaygı ve korkunun yüklenmemesi  gerekiyor.</p>
<p>Çocukluk döneminden sonra ergenlikte de taciz ve tecavüzün çok önemli bir sorun olduğunu görüyoruz. Ergenlik döneminde hormonların en üst düzeyde çalışması, cinsel dürtülerin kontrol edilememesi, cinselliğin yanlış algılanışı, özellikle internet ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarının denetimsiz bir biçimde kullanılması sorunu besleyen en öncelikli konular olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p>TV’lerde izlenen dizilerin çoğu pornografi içeriyor, çocukların ve gençlerin TV izlediği saatlerde çıkan yayınların çoğu çocukların gelişimlerini negatif etkileyecek içeriğe sahip. Özellikle çarpık, enseste varan cinsel ilişkiler, şiddet içerikli programlar ve diziler, gençlerimizin ve çocuklarımızın doğru-yanlış arasındaki farkı kavrayamamalarına neden oluyor.</p>
<p>Gençlik döneminin, aynı zamanda çocukluk döneminin en önemli özelliklerinden biri özdeşleşme ve model almadır. Çocuklarımıza model olan dizi ve film kahramanları, aynı zamanda sanatçı ve mankenler, yazık ki onlara gerçek olmayan bir dünyayı yaşanılabilir bir cennet gibi sunuyor. Bu durumda gençlerin özdeşleştikleri kişiler ya mafya babaları, ya da o bar senin bu bar benim sabaha kadar eğlenen sanatçılar oluyor. Kameralar alkolden ayakta duramayan sanatçıları yayınlarken yazık ki özdeşleştikleri kahramanlar gençlerimizin gözüne hiç çirkin görünmüyor ve istenmeyen bu davranışlarda gençler tarafından alınıp zihne olduğu gibi kodlanıyor. Bunun neticesinde ne oluyor? 17 yaşında bir genç testereyle 16 yaşındaki kız arkadaşını kesiyor! Her ikisi de çocuk! 5.310 kişi, çoğu çocuk ve ergen, Facebook’ta Cem Garipoğlu sayfasına hayran oluyor! Aynen kopyalayıp yapıştırıyorum: “ Hepimiz Cem&#8217;iz Hepimiz KatiLiz . ! xD “</p>
<p>Gençler gruplar kuruyor ve tehlike git gide büyüyor. Belki sayısız uzman yorum yapıyor, sonucu değerlendiriyor, “Garipoğlu teslim olduğunda nasıl görünüyordu, pişman mıydı?” diye. Ailenin durumu değerlendiriliyor. Her iki gencin de ailelerinin toplumsal olarak nerede olduğumuzun çarpıcı bir göstergesi olduğu gerçeği değerlendirilmiyor. Sürece bakılmıyor, soruna bakılmıyor, yaşına yakışmayan bir makyaj ve dekolteyle o gencin o güne kadar kimin gözetimi ve koruması altında olması gerektiği sorgulanmıyor. Sadece sonuç değerlendiriliyor.</p>
<p>Bugün küçücük çocukların şarkı söylediği, aşırı makyaj yapıp dekolte giydikleri, aşk şarkıları söyleyip ağladıkları programlar yasaklanmıyor. Bazı anneler çocuklarıyla birlikte bu yarışmalara katılıp durumu iki kez pekiştiriyor. Çocuklarımız ailece izlenen bu programlara maruz bırakılıyor. Sonra bir genç bir çocuğa tacizde bulunuyor, günah keçisi oluyor. Bir başka genç de sevgilisini öldürüyor, toplumsal yozlaşma hiçe sayılıp sadece soy isimler telaffuz ediliyor…</p>
<p>Saçı örgülü ilkokul öğrencisi görmek artık nerdeyse imkansız, diz altı etek giyen lise öğrencisi de. Aileler çocuklarının saçlarını boyamasına, makyaj yapmasına ilkokuldan itibaren izin vermeye başlıyor. Bu çocuklar aşırı doyuruluyor, hiçbir şeyi özlemeden büyüyor, hiçbir şeye özenmeden yaşıyor, işgalci olmayan ailelerin kafası karışıyor. Sonra bir gün bu çocuklar büyüyor, hiçbir şeyi özlemeden, hiçbir istekleri ertelenmeden narsizmleri pekiştirilerek mükemmel anne babanın mükemmel çocukları oluyorlar. Ve bu mükemmel gençlerden bir tanesinin kız arkadaşı bir gün kendisini aldatıveriyor, ya da genç olayı öyle yorumluyor, narsizmi zedeleniyor, ama o güne kadar hiç yaşamadığı bu duyguya tahammül edemiyor ve vahşice gözünü bile kırpmadan kendisini küçük düşüren, değersizleştiren bir başka genci katlediveriyor, basın günlerce bu olayı yazıyor çiziyor, sonra gruplar açılıyor, hepimiz katiliz diyor gençler, hepimiz narsistiz, hepimiz her an bir başka vaka olabiliriz, tehlikedeyiz, diyorlar..ama yine sadece soy isimler telaffuz edilip sonuca bakılıyor, yazık ki..</p>
<p>Sürece bakarsak bir çocuk en az 18 yaşına kadar çocuktur ve ailesinin koruması, gözetimi ve rehberliğinde yaşamak zorundadır. Yaşamalıdır! Hiçbir çocuk kendi kararlarını alacak kadar olgun düşünemez, seçenekler sunulup bu seçenekler üzerinde yoğunlaşılabilir ama bu seçenekleri çocuklar kendi kendilerine belirleyemez. “Çocuğumla arkadaş gibiyimdir, bana her şeyini anlatır hiç yadırgamam, anlayışla karşılarım.” tutumu yanlıştır. Çocukların ve gençlerin sayısız arkadaşı vardır, ihtiyaç duydukları arkadaş değil doğru bir rehberdir. Ne çok otoriter ne de etliye sütlüye karışmayan değil, çocuklarını anlayan, onaylayan, hata yapabilme olasılığı olduğunu gösteren, hata yaptığında görmemezlikten gelmeyen, doğruyu bulması için seçenekler sunan, kurallar koyan gerektiğinde esneyebilen ebeveynlere ihtiyaçları vardır. Çocuklar küçük yetişkinler değildir, çocuk olduklarını unutmadan yetişkin gibi davranmadan gelişimlerini desteklemek gerekir. Hepimiz Cem’iz, hepimiz Katiliz gruplarının üyeleri binlere, on binlere ulaşmadan önce, bir an önce.. çocuklarımıza ve gençlerimize sahip çıkalım.</p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>Psikolog Nur GEZEK</strong></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kucukinsan.wordpress.com/134/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kucukinsan.wordpress.com/134/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kucukinsan.wordpress.com/134/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kucukinsan.wordpress.com/134/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kucukinsan.wordpress.com/134/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kucukinsan.wordpress.com/134/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kucukinsan.wordpress.com/134/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kucukinsan.wordpress.com/134/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kucukinsan.wordpress.com/134/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kucukinsan.wordpress.com/134/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kucukinsan.wordpress.com/134/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kucukinsan.wordpress.com/134/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kucukinsan.wordpress.com/134/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kucukinsan.wordpress.com/134/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=134&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/10/19/taciz-tecavuz-cinayet-ve-cocuklarimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e1b48080f945d52e10fbdd2c4d578c13?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kucukinsan</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.kucukinsan.com/images/images/taciz.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Takıntılı mısınız?</title>
		<link>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/10/06/takintili-misiniz/</link>
		<comments>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/10/06/takintili-misiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2009 09:16:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kucukinsan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kucukinsan.wordpress.com/?p=131</guid>
		<description><![CDATA[www.kucukinsan.com Ayşe 20 yaşında bir genç kızdı. Dışarıdan eve geldiğinde bütün giysilerini çamaşır makinasına atıyor, kendisi de hemen duş alıyordu. Ancak ondan sonra ev giysilerini giyip evde rahat hale geliyordu. Ancak rahatlığı kısa sürüyordu. Çünkü eşyaların üzerindeki tozları fark ediyor, toz almadan rahat edemiyordu. Toz alma işi günde birkaç kez tekrarlanıyordu. Kırk yaşlarında dindar bir [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=131&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kucukinsan.com/images/images/takintilimisiniz.jpg" alt="" width="320" height="240" /></p>
<p class="MsoNormal"><a href="http://www.kucukinsan.com" target="_blank">www.kucukinsan.com</a></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Arial;color:black;">Ayşe 20 yaşında bir genç kızdı. Dışarıdan eve geldiğinde bütün giysilerini çamaşır makinasına atıyor, kendisi de hemen duş alıyordu. Ancak ondan sonra ev giysilerini giyip evde rahat hale geliyordu. Ancak rahatlığı kısa sürüyordu. Çünkü eşyaların üzerindeki tozları fark ediyor, toz almadan rahat edemiyordu. Toz alma işi günde birkaç kez tekrarlanıyordu. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Arial;color:black;">Kırk yaşlarında dindar bir ev hanımı olan Fatma hanım namaz kılmaktan korkar olmuştu. Çünkü namazda aklına hep küfür etmek geliyordu. Defalarca tövbe ediyor ama kıldığı namaz yine de içine sinmiyordu.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Arial;color:black;">Ahmet amca yıllardır her gün ellerini belki kırk elli kez yıkardı ancak şimdi hiçbir şeyin temizliğinden emin olamıyordu. Artık üzerinde yattığı çarşafların temizliğinden emin olamadığı için üzerlerini tamamen gazete kağıdı ile kaplayarak uyuyabiliyordu.</span><span style="color:black;"><br />
</span><span style="font-family:Arial;color:black;">Zeynep 30 yaşlarında genç bir kadındı. Banyoya girdiğinde 8- 10 kez boy abdesti almadan içindeki temiz olmadığı şüphesinden kurtulamıyordu.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Arial;color:black;">Ayşe teyze küçüklüğünden itibaren kızına çeyiz almaya başlamıştı. Yıllar içinde her gördüğünü almış ve kolileyip durmuştu. Evin bir odası kelimenin tam anlamıyla kolilerle doluydu. Artık koliler salona taşmaya başlamıştı ve ev halkı durumdan çok rahatsızdı.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Arial;color:black;">Bu ve buna benzer pek çok davranış size de tanıdık geldi değil mi? Bunlardan en çok rastlananı kontrol takıntısıdır. Sürekli acaba ütüyü fişten çıkarttım mı, doğalgaz vanasını kapattım mı, muslukları kapattım mı diye kontrol edilir durulur ama bir türlü emin olunamaz.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Arial;color:black;">Örnekleri çoğaltmak mümkün.Belki sizin ya da çevrenizdekilerin de buna benzer takıntıları var. Takıntılar çok yaygın olarak görülüyor. Kime sorsanız böyle bir tanıdığı vardır sanıyorum. Bu durumun psikolojideki adı ‘ Obsesif- kompülsif bozukluk’tur. ‘Obsesyon’ ‘takıntı’veya ‘saplantı’ kelimesiyle açıklanabilir ve istenmeden gelen, sıkıntı verici, tekrarlayıcı ve sürekli düşünce ,dürtü ve hayallerdir. Kimi insan Ayşe’de ve Ahmet amcada olduğu gibi kirlendiği hissine kapılır, kimisi de Fatma hanımdaki gibi günah düşüncelerine kapılır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-family:Arial;color:black;">Kişinin bu takıntılardan dolayı yaptığı ve kendisini engelleyemediği eylemlere ise ‘kompülsiyon’ yani ‘zorlantı’ denir. Ayşe’nin aklına sokakta kirlendiği düşüncesinin gelmesi ‘obsesyon’ , bu nedenle giysilerini yıkayıp duş alması ‘ kompülsiyon’dur. Fatma hanım’ın aklına namazda küfür gelmesi ‘obsesyon’, tövbe etmesi ‘kompülsiyon’dur. Yani düşünce ,dürtü ve hayaller takıntı; bunlardan kurtulmaya çalışırken yaptığımız bedensel ya da zihinsel eylemler zorlantıdır. Kişi bu zorlantılı yani aslında zorla, istemeden yaptığı davranışları engelleyemez. Kişi kendine engel olabilse asla ellerini yıkamayacaktır ama zihni devamlı onu eyleme iteler. Genellikle zorlantı uygulamaları adeta törensel bir titizlikle uygulanır. Mutlaka 10 kez el yıkanır, 5 kez boy abdesti alınır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color:#0099ff;"><strong><span style="font-family:Arial;">En çok görülen takıntılar şunlardır:</span></strong></span><span style="color:black;"><br />
</span><span style="color:#cc66ff;"><strong><span style="font-family:Arial;">Bulaşma takıntısı: </span></strong></span><span style="font-family:Arial;color:black;">Mikrop, pislik v.s bulaşmasından korkma.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color:#cc66ff;"><strong><span style="font-family:Arial;">Şüphe takıntısı: </span></strong></span><span style="font-family:Arial;color:black;">Bazı eylemleri yaptığından emin olamama. ‘Acaba ütüyü fişten çektim mi?’ </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color:#cc66ff;"><strong><span style="font-family:Arial;">Simetri ve düzen takıntısı</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color:#cc66ff;"><strong><span style="font-family:Arial;">Hastalık takıntısı</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color:#cc66ff;"><strong><span style="font-family:Arial;">Saldırganlık takıntısı: </span></strong></span><span style="font-family:Arial;color:black;">‘Acaba kocamı bıçaklar mıyım?’</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color:#cc66ff;"><strong><span style="font-family:Arial;">Dni takıntılar: </span></strong></span><span style="font-family:Arial;color:black;">Namazda küfretme gibi. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color:#cc66ff;"><strong><span style="font-family:Arial;">Metafizik takıntılar:</span></strong><span style="font-family:Arial;"> </span></span><span style="font-family:Arial;color:black;">‘Ruh nerededir? Acaba ben robot muyum?’ </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color:#cc66ff;"><strong><span style="font-family:Arial;">Cinsel takıntılar:</span></strong></span><span style="font-family:Arial;color:black;"> Oruçluyken gözünün önünden çıplaklık görüntülerini uzaklaştıramamak gibi.</span><span style="color:black;"><br />
</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color:#0099ff;"><strong><span style="font-family:Arial;">En sık görülen zorlantılar </span></strong></span><span style="font-family:Arial;color:black;">( Zorla, istemeden yapılan, tekrarlanan davranışlar):</span><span style="color:black;"><br />
</span><span style="color:#cc66ff;"><strong><span style="font-family:Arial;">Yıkama zorlantısı:</span></strong></span><span style="font-family:Arial;color:black;"> Sürekli el yıkama gibi. Sayma ve sorma zorlantıları. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color:#cc66ff;"><strong><span style="font-family:Arial;">Biriktirme zorlantısı</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color:#cc66ff;"><strong><span style="font-family:Arial;">Kontrol zorlantısı: </span></strong></span><span style="font-family:Arial;color:black;">Muslukları kapadım mı diye sürekli kontrol etme.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color:#cc66ff;"><strong><span style="font-family:Arial;">Dua zorlantısı: </span></strong></span><span style="font-family:Arial;color:black;">Aynı duayı defalarca tekrarlama.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color:#cc66ff;"><strong><span style="font-family:Arial;">Düzen ve simetri zorlantısı</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>Psk. Dan. Özden Şenkoyuncu</strong></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kucukinsan.wordpress.com/131/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kucukinsan.wordpress.com/131/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kucukinsan.wordpress.com/131/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kucukinsan.wordpress.com/131/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kucukinsan.wordpress.com/131/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kucukinsan.wordpress.com/131/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kucukinsan.wordpress.com/131/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kucukinsan.wordpress.com/131/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kucukinsan.wordpress.com/131/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kucukinsan.wordpress.com/131/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kucukinsan.wordpress.com/131/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kucukinsan.wordpress.com/131/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kucukinsan.wordpress.com/131/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kucukinsan.wordpress.com/131/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=131&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/10/06/takintili-misiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e1b48080f945d52e10fbdd2c4d578c13?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kucukinsan</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.kucukinsan.com/images/images/takintilimisiniz.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Aşktan Uzak Erkekler</title>
		<link>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/10/06/asktan-uzak-erkekler/</link>
		<comments>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/10/06/asktan-uzak-erkekler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2009 09:15:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kucukinsan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Babalar]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kucukinsan.wordpress.com/?p=129</guid>
		<description><![CDATA[www.kucukinsan.com Her şeyi mükemmel yapmaya çalışan, son derece dikkatli, kılı kırk yaran, ayrıntılara gereğinden fazla önem veren, aşırı titiz, her şeye burnunu sokan, hiçbir işi beğenmeyen ve son derece ciddi olan bazı insanlar vardır.  Bunlar ayrıntılara girmekten dolayı bütünlükten uzaklaşırlar. Belli bir konuya odaklanır ve saatlerce takılıp kalabilirler. Bütün işlerde  başarıyı, belirledikleri standartlara ulaşabilme düzeyine [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=129&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kucukinsan.com/images/images/ask_erkek.jpg" alt="" width="320" height="263" /></p>
<p><a href="http://www.kucukinsan.com" target="_blank">www.kucukinsan.com</a></p>
<p>Her şeyi mükemmel yapmaya çalışan, son derece dikkatli, kılı kırk yaran, ayrıntılara gereğinden fazla önem veren, aşırı titiz, her şeye burnunu sokan, hiçbir işi beğenmeyen ve son derece ciddi olan bazı insanlar vardır.  Bunlar ayrıntılara girmekten dolayı bütünlükten uzaklaşırlar. Belli bir konuya odaklanır ve saatlerce takılıp kalabilirler. Bütün işlerde  başarıyı, belirledikleri standartlara ulaşabilme düzeyine göre değerlendirirler. Ulaşılması güç ve başarılması imkansız hedefleri vardır. Her çalışmada mükemmeli arama eğilimi ve her şeyin en iyisini yapma isteği, ciddi sıkıntılar yaşamalarına ve yaşamı ağır bir yük olarak görmelerine yol açar. Her şeyde bir düzen ve mükemmeliyet arama eğilimi, bu insanların kişiliğini oluşturan en belirgin özelliktir.</p>
<p>Bu insanlar oldukça zeki görünürler; çünkü yaptıkları işlerde her zaman iyi sonuçlar alırlar. Bazıları kendilerini ve yaptıklarını beğenmez, bu sebeple özeleştirileri yoğundur. Başarılı işler yapmalarına rağmen, başarılı olduğuna inanmaz ve elde ettikleri başarılarda tatminlik hissetmez ve kendilerini taktir etmezler. Diğer insanlara göre daha ağır başlıdırlar; oyunlarda bile ciddiyetlerini korurlar. Onlara göre basit ve sıradan veya hafife alınacak iş yoktur, yani en kolay işler bile özenle ve ciddiyetle yapılmalıdır.</p>
<p>Bu insanlar duygu belirtisi taşıyan davranışlarda bulunmazlar. Karşı cinsten biriyle duygusal bir etkileşim içine girmez. Pek aşık olmazlar, aşık olduklarında ise aşklarını kendilerine bile itiraf etmezler. Eş tercihi yapmaz, ya anne babasının uygun gördüğü biriyle evlenir veya birilerinin aracılığıyla mantık (!) evliliği yaparlar. Eşine gözdağı vermek amacıyla gerdek gecesinde kediyi iki bacağından ayıran  kişiler bu tiptendirler. Donuk ve duygudan yoksun bir cinsel yaşamları vardır.  Eşine karşı asla sevgi sözcükleri kullanmaz ve romantik davranışlarda bulunmaz.</p>
<p>Değişen yaşam koşullarına inat, ciddiyetini sürdürür. Baba olduğu zaman bile katılığında erime olmaz. Çocuklarını kucağına almaz, öpmez, sevgi gösterilerinde bulunmaz. Çocuklarının çocukluklarını yaşamalarına izin vermez. Daha küçük yaşta yaşama sorumluluğu üstlenmelerini ister; yaşlarına ve bedensel olgunluklarına uygun olmayan işlerde çalıştırır. Hatayı affetmez ve hataya karşı tahammüllü yoktur. En iyi eğitim yöntemi şiddettir. Onlara göre en iyi çocuk, babasından korkan ve babasının her dediğini kusursuz yerine getirendir. Çocuklarını evlendirirken, onlara danışma gereği duymaz; çünkü sevgiye ve aşka inanmaz. Çocukları için en iyi kararı kendisi verir.</p>
<p>Böyle insanlar, kendilerini mükemmel görür ve kendileri dışında herkesi kusurlu bulurlar. Aslında bu bir kişilik yapısıdır ve bunlar kendi kişilik özelliklerinden dolayı rahatsızlık duymazlar. Onları mutsuz eden şey, yaşadıkları ortamdaki insanların kendileri gibi olamamalarıdır. Başkalarının yaptığı her şeyde mutlaka bir kusur bulurlar.</p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>Çetin ÖZBEY &#8211; Terapist</strong></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kucukinsan.wordpress.com/129/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kucukinsan.wordpress.com/129/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kucukinsan.wordpress.com/129/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kucukinsan.wordpress.com/129/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kucukinsan.wordpress.com/129/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kucukinsan.wordpress.com/129/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kucukinsan.wordpress.com/129/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kucukinsan.wordpress.com/129/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kucukinsan.wordpress.com/129/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kucukinsan.wordpress.com/129/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kucukinsan.wordpress.com/129/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kucukinsan.wordpress.com/129/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kucukinsan.wordpress.com/129/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kucukinsan.wordpress.com/129/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=129&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/10/06/asktan-uzak-erkekler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e1b48080f945d52e10fbdd2c4d578c13?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kucukinsan</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.kucukinsan.com/images/images/ask_erkek.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Aşktan Uzak Kadınlar</title>
		<link>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/10/06/asktan-uzak-kadinlar/</link>
		<comments>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/10/06/asktan-uzak-kadinlar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2009 09:13:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kucukinsan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kucukinsan.wordpress.com/?p=127</guid>
		<description><![CDATA[www.kucukinsan.com Bazı kadınlar vardır ki, yaşamları boyunca aşkın ne olduğundan habersiz yaşamışlardır. Bunlar ya aşık olma fırsatı bulamadan çok küçük yaşlarda evlendirilmişler, ya kendilerini çok üstün görüp çevrelerinde aşık olabilecek birilerini bulamamışlar ya da kendilerini çok çirkin görüp birilerine aşık olma güvenine sahip olamamışlardır. Bu kadınların bir kısmı, yaşam boyu depresif bir hayat sürerler; kimi [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=127&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kucukinsan.com/images/images/ask_kadin.jpg" alt="" width="300" height="476" /></p>
<p><a href="http://www.kucukinsan.com" target="_blank">www.kucukinsan.com</a></p>
<p>Bazı kadınlar vardır ki, yaşamları boyunca aşkın ne olduğundan habersiz yaşamışlardır. Bunlar ya aşık olma fırsatı bulamadan çok küçük yaşlarda evlendirilmişler, ya kendilerini çok üstün görüp çevrelerinde aşık olabilecek birilerini bulamamışlar ya da kendilerini çok çirkin görüp birilerine aşık olma güvenine sahip olamamışlardır. Bu kadınların bir kısmı, yaşam boyu depresif bir hayat sürerler; kimi sessiz sedasız, ama bin bir güçlükle mücadele ederek yaşar, kimi de çeşitli davranışlarla sürekli çevrelerini rahatsız ederler.</p>
<p>Bazı kadınlar da çok küçük yaşlarda kavuşamadıkları birilerine saplantılı bir biçimde aşık olup, yaşamlarının geri kalanında kalplerini başka aşklara kapatmışlardır.</p>
<p>Gerek aşkı yaşamamış, gerekse saplantılı bir aşkı olan kadınların büyük bir kısmı mutsuz ve sorunlu bir hayat sürdürürler. Bu mutsuzluk onlarda cinsel soğukluğa dönüşür. Böyle kadınların birçoğu eşleriyle cinsel ilişkiye girmekten kaçınırken, bir kısmı da cinsel birleşmeyi evliliğin bir gereği gibi algılayıp pasif bir rol üstlenir.</p>
<p>Tüm bu kadınlar hiçbir zaman mutlu olamaz, erkeklerle sonu olmayan bir yarışın içine girerler ve çeşitli karakter özellikleriyle varlıklarını devam ettirirler. Bunlardan bir kaçı şöyle sıralanabilir:</p>
<ul>
<li>Hiç bir zaman evlenmeyip bütün zamanını çalışmaya veren kadınlar..</li>
<li>Evlenip sürekli kavga çıkaran kadınlar…</li>
<li>Defalarca evlenip boşanan kadınlar…</li>
<li>Çocuklarını sürekli cezalandıran kadınlar…</li>
<li>Gelinlerine gün yüzü göstermeyen kadınlar…</li>
<li>Oğlunu gelininden kıskanan kadınlar…</li>
<li>Kızını damadından kıskanan kadınlar…</li>
<li>Eşini görmeye tahammül edemeyen kadınlar…</li>
<li>Kendini temizliğe veren ve temizliği takıntı bir düzeyde önemseyen kadınlar…</li>
<li>Hizmetçisine, işçisine soluk aldırmayan ve onlara olmadık hakaretler yağdıran kadınlar…</li>
<li>Kariyer peşinde koşup evini ve evliliğini unutan kadınlar…</li>
<li>Çocuklarına annelik yapmayan ve kadınlık kimliğini yadsıyan kadınlar…</li>
<li>Kocasını kılıbıklaştıran kadınlar…</li>
<li>Kocalarını aşağılayan ve onları sürekli küçümseyen; ama kocalarından vazgeçemeyen kadınlar…</li>
<li>Çocuklarına aşırı bağlanan ve çocuklarını kendilerine aşırı bağlayan ve çocuklarının büyüyüp bir gün kendilerini bırakıp gideceklerini düşünerek devamlı korku duyan kadınlar…</li>
<li>Kendini aşırı süse, makyaja veren ve alış-veriş delisi kadınlar…</li>
</ul>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>Çetin ÖZBEY &#8211; Terapist</strong></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kucukinsan.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kucukinsan.wordpress.com/127/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kucukinsan.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kucukinsan.wordpress.com/127/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kucukinsan.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kucukinsan.wordpress.com/127/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kucukinsan.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kucukinsan.wordpress.com/127/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kucukinsan.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kucukinsan.wordpress.com/127/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kucukinsan.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kucukinsan.wordpress.com/127/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kucukinsan.wordpress.com/127/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kucukinsan.wordpress.com/127/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=127&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/10/06/asktan-uzak-kadinlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e1b48080f945d52e10fbdd2c4d578c13?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kucukinsan</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.kucukinsan.com/images/images/ask_kadin.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Ezik Erkek Sendromu</title>
		<link>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/10/06/ezik-erkek-sendromu/</link>
		<comments>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/10/06/ezik-erkek-sendromu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Oct 2009 09:09:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kucukinsan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Babalar]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kucukinsan.wordpress.com/?p=125</guid>
		<description><![CDATA[www.kucukinsan.com Belki farkında değilsiniz ama, çevrenizde o kadar çok erkekte E.E.S var ki. Ezik Erkek Sendromu, kendisini hiç belli etmez. Hatta siz onu güçlü bir erkek bile sanabilirsiniz ilk başlarda. Sonrasında anlarsınız erkeğinizin ne kadar müthiş suçluluk duygularıyla dolu bir kişiliği olduğunu. 0-6 yaşlarında ve ergenliğinde babası tarafından o kadar suçlanmış ve aşağılanmış üstelik onaylanmamıştır [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=125&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kucukinsan.com/images/images/ezikerkek.jpg" alt="" width="320" height="260" /></p>
<p><a href="http://www.kucukinsan.com" target="_blank">www.kucukinsan.com</a></p>
<p>Belki farkında değilsiniz ama, çevrenizde o kadar çok erkekte E.E.S var ki. Ezik Erkek Sendromu, kendisini hiç belli etmez. Hatta siz onu güçlü bir erkek bile sanabilirsiniz ilk başlarda. Sonrasında anlarsınız erkeğinizin ne kadar müthiş suçluluk duygularıyla dolu bir kişiliği olduğunu. 0-6 yaşlarında ve ergenliğinde babası tarafından o kadar suçlanmış ve aşağılanmış üstelik onaylanmamıştır ki, zavallı adamcağız ezik olmuş ve hıncını sizden çıkarıyordur.</p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>Ezilen erkeğin bilinçaltında “ezmek” vardır</strong></span><br />
Esasen, hep ezilir kadın, erkek egemenliği karşısında. Erkekteki “ezme güdüsü” nereden geliyor dersiniz? Erkekteki “ezme güdüsü” , “ezilmişlikten” gelir. Ezilen ezmek ister. Eşyanın tabiatındadır bu. Kısaca bir göz atarsak bu ezilme durumuna, karşımıza şöyle semptomlar çıkıyor;</p>
<ul>
<li>Babalarından dayak yiyen, kız çocukları değil, daha çok erkek çocuklarıdır.</li>
<li>Babaları tarafından aşağılanan çocuklar kız çocukları değil, daha çok erkek çocuklarıdır.</li>
<li>Babaları tarafından “suç”lananlar kızları değil, daha çok oğullarıdır.</li>
<li>Babaları tarafından hakarete uğrayan, kızlar değil, erkeklerdir.</li>
<li>Anneler her ne kadar oğullarını yüceltmeye çalışsa da, erkek çocukların, babalarının yüceltmesine ihtiyaçları vardır ve ne yazık ki, bu yüceltmeyi hiç tadamamışlardır.</li>
</ul>
<p>Gelelim okul dönemine,</p>
<ul>
<li>Öğretmenler tarafından ceza gören ve suçlanan kızlardan daha çok erkeklerdir.</li>
<li>Disipline en çok erkek çocuklar gider.</li>
<li>Cezayı kızlardan çok erkekler alır okulda.</li>
<li>Sokağa dönelim biraz da…</li>
<li>Sokakta çeteleri kuran erkeklerdir. Burada epeyce, ezikliğin başkaldırısı vardır.</li>
<li>Sokak kavgalarında dayak yiyen, yaralanan berelenen, aşağılanan yine erkek çocuklarıdır.</li>
<li>Cinsellikte de bu böyledir. Kızlar için korunması gereken cinsellik, erkekler için ayaklar altındadır. Skora koşturulurlar ve skoru az olan yine aşağılanır. Cinselliğinden bile eziklik duyar erkek.</li>
</ul>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>Ezik erkek sendromunun en belirgin özelliği sözel şiddettir</strong></span><br />
Bilim insanları ve özellikle biz evlilik terapistleri sevgiden ve sevgi duygusunun sarmaladığı mutluluktan sık sık söz ederken, evliliklere baktığımız zaman bir şiddettir gidiyor. İşin ilginç yanı, Ezik Erkek Sendromuna sahip olan erkekler, fiziksel şiddetten daha çok sözel şiddete başvuruyor. Eşlerine her türlü sözel hakareti yapan bu erkekler, ertesi gün işlerine hiçbir şey olmamış gibi gidiyorlar.</p>
<p>E.E.Sendromu olan erkeklerin çoğu, iş hayatlarında oldukça başarılı erkekler. Toplum onların bu yönlerini hiç bilmiyor. Bu yöndeki suçluluk duyguları, onları daha da çok eziklik sendromuna itiyor.</p>
<p>Bu erkekler eşlerinin başarılarını asla taşıyamıyorlar. Onlar eşlerini, dizlerinin dibinde oturmasını, evde çamaşır bulaşıkla, yemekle ve ütüyle oyalanmasını istiyorlar.</p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>E.E.Sendromu olan erkeklerin, eşlerine en sık yönelttiği hakaretler ve diyaloglar</strong></span></p>
<ul>
<li>Kendini ne sanıyorsun?</li>
<li>Her şeyi sen mi biliyorsun, bir şey bilmiyorsun.</li>
<li>Hayatımızla ilgili bütün kararları sen alıyorsun, böylesine bencilsin.</li>
<li>Kendimi senin yanında ezik hissediyorum, hükmedicisin.</li>
<li>Aslında hiç bir şeyden anlamıyorsun, kafan çalışmıyor.</li>
<li>Hep senin dediğin doğrudur, ben bir şey bilmem.</li>
<li>Yine mi ben suçluyum? Bu da mı benim yüzümden oldu?</li>
<li>Ne kadar bencilsin.</li>
<li>Hiç paylaşımcı değilsin.</li>
<li>Bu evde benim sözüm neden geçmiyor?</li>
<li>Ben olmasam sen bir hiçsin.</li>
<li>Kendini bir şey mi sanıyorsun?</li>
<li>Ben senden daha çok şey biliyorum.</li>
<li>Senden daha güzelleri var.</li>
<li>Güzel yemek yapamıyorsun.</li>
<li>İyi bir anne değilsin.</li>
<li>Kıskançsın. Aslında beni çok kıskanıyorsun.</li>
<li>Beni boğuyorsun. Hiç bir şey yapamıyorum.</li>
</ul>
<p>Bu erkekler eşlerine ya da kız arkadaşlarına önce çok yumuşak ama sonrasında bas bas bağıran, karşı tarafı şaşkına uğratan erkeklerdir.<br />
<span style="color:#0099ff;"><strong><br />
E.E.Sendromu olan erkekler evliliği taşıyamazlar</strong></span><br />
Bu erkekler, genellikle mutlu ailelerde büyümeyen çocuklar olarak karşımıza çıkarlar. Yaşam öykülerine baktığımızda, aile içinde şiddeti görüyoruz. Babalarını alkol ve alkole bağlı olarak dayak ve hakarete eğilimli olduklarını biliyoruz. Anneler, eşlerinden dolayı mutsuz kadınlar olduklarından, çocuklarına da yeterli sevgiyi veremiyorlar. Hatta bilinçaltlarında eşlerine duydukları öfke, oğullarına da yöneliyor. Bu annelerin en belirgin özelliği, oğullarını hiç onaylamamaları, övmemeleridir.</p>
<p>Burada bir kısır döngü ile de karşılaşıyoruz. Bu babalar da, babalarından sevgi görmemiş babalar. Onların babaları da patolojik. Kimisi eşini aldatmış, evlilikteki sadakati yürütememiş, alkol ya da bağımlı kişilik. Zaafları var. Kişilik baba olmaya uyumlu değil, kişilik hayata uyumlu değil. Kişilik içinde patlamalar yaşıyor. Dolayısıyla, bir başka kişiyle yaşamak, mutlu bir ortam olsa bile, onlara yük geliyor. Hayat onlara bir yük aslında. Evlilik onlara zor gelir.</p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>E.E.Sendromu olan erkekler iş hayatlarında oldukça başarılıdırlar</strong></span><br />
İç dünyalarındaki dengesizliği dengelemek için, iş hayatlarına olanca güçleriyle sarılırlar. İşlerindeki başarı, ruhlarındaki ezikliği giderir onlara göre. İşteki başarı, alkış, onay, çocukluklarında babalarından göremedikleri sevgiyi karşılar. Aslına bakarsanız onlar öyle sanırlar. İşin üzücü yanı, o boşluğu ne işleri, ne de eşleri dolduramayacaktır. Çok geç kalınmıştır artık, o yüzden eziktirler zaten.<br />
<span style="color:#0099ff;"><strong><br />
En mutlu anlarda “ mutsuzum” derler, onları mutlu edemezsiniz</strong></span></p>
<ul>
<li>Bir erkeği seversiniz, ona aşık olursunuz, tutkulu duygularınız vardır beslediğiniz. İlişkiniz ilerler, evlenirsiniz.</li>
<li>İçinizden onun dudaklarını öpesiniz gelir, adam “mutsuzum” der.</li>
<li>İçinizden onun ellerini sevgiyle tutarsınız, adam hoşnutsuzdur ve ruhundaki mutsuzluğu homurdanır.</li>
<li>Ona tutku dolu kucağınızı açarsınız, adam geçmişteki suçluluk duygusuyla boğuşuyordur, suratı asıktır,</li>
<li>Evlilik yıldönümünüzde, beklediğiniz romantik sözleri değil, “niye evlendik ki? “ cümlelerini kurar.</li>
<li> Sizin tüm iyi niyetinizi aleyhinize çevirir ve kendinizi kötü hissetmenize neden olur.</li>
<li>Obsesyonları vardır, takılır geçmişte söylediğinizde bir söze ve hiç olmadık yerde kendinizi kavga ederken bulursunuz.</li>
<li>Neşeyle yaptığınız bir espriden nem kapar, alınır ve tartışma yaratır, hiç ummazken siz. Üstelik bu tartışmadan sizi sorumlu tutar.</li>
<li>Hayatın ne kadar kısa oluğunu anlatmaya çalışırsınız, “birbirimizi seviyoruz gel sevgiyi yaşayalım” dersiniz ama o öfkesini kusar.</li>
<li>Öyle ki, evlenmenizden bile sizi sorumlu tutar.</li>
</ul>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>Seni çok seviyorum ama evlenmek istememiştim</strong></span><br />
E.E.Sendromu olan erkeklerin en tipik davranışı, yerine getirdiği sorumluluğu bile karşı tarafa atmasıdır. Hiç utanmadan ve çekinmeden, aslında evlenmek istemediklerini defalarca size söylerler. Artık evlisinizdir, evleneli kaç yıl olmuştur, ama o çocukluğunda babasının kendisini reddini size kusuyordur.</p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>Ezik erkek sendromu olan bir erkekleyseniz ne yapmalısınız?</strong></span><br />
Bu erkeklerin eşleriyle senelerdir psikoterapi yapıyorum. Kendileri gelmezler, eşleri gelir, O kadınlar kıvranırlar çaresizlikten. E.E.S olan erkeklerin eşleri bilmeli ki, ya bu adamlar babalarıyla yüzleşecek ve sorunlarını çözecek ya da hayatınız boyunca size işkence edecek.</p>
<p>Ya…da…</p>
<p>Unutmayın ki, her kadın sevilmeye değerdir ve bu sevgiyi hissetmeye layıktır. Her kadın eşi tarafından sevildiğini duymak ve “hayatımda aldığım en iyi karar seninle evlenmekti”yi duymak ister.E.E. Sendromlu bir erkek tarafından “mış “ gibi değil, gerçekten…</p>
<p>Karar sizin…<br />
Çözüm nedir derseniz?<br />
Tedavi;Psikoterapi.<br />
Ya da Ruh Sağlığı Yerinde Olan bir erkeği seçebilirsiniz&#8230;</p>
<p><span style="color:#cc66ff;"><strong>Psikolog İlkim Öz</strong></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kucukinsan.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kucukinsan.wordpress.com/125/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kucukinsan.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kucukinsan.wordpress.com/125/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kucukinsan.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kucukinsan.wordpress.com/125/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kucukinsan.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kucukinsan.wordpress.com/125/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kucukinsan.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kucukinsan.wordpress.com/125/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kucukinsan.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kucukinsan.wordpress.com/125/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kucukinsan.wordpress.com/125/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kucukinsan.wordpress.com/125/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=125&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/10/06/ezik-erkek-sendromu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e1b48080f945d52e10fbdd2c4d578c13?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kucukinsan</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.kucukinsan.com/images/images/ezikerkek.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>3G Teknolojisi ve Psikolojik Etkileri</title>
		<link>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/08/25/3g-teknolojisi-ve-psikolojik-etkileri/</link>
		<comments>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/08/25/3g-teknolojisi-ve-psikolojik-etkileri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Aug 2009 11:41:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kucukinsan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kucukinsan.wordpress.com/?p=123</guid>
		<description><![CDATA[3G Devrimi Hayatımızı Nasıl Etkiliyecek? “3G teknolojisi hayatımıza getirdiği kolaylıklarla birlikte yaşam tarzımızı, düşünme şeklimizi, en önemlisi hayattan aldığımız tatları değiştirecek ve yeni alışkanlıklar, bağımlılıklar yaratacak !” 3G Teknolojisi Nedir? 3G teknolojisi, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği tarafından Üçüncü Nesil (3G) Mobil Telekomünikasyon Teknolojisi olarak geliştirilmiştir. Kısacası 3G veya 3N; 3.Nesil GSM hizmetlerine, kablosuz telefonlara verilen genel [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=123&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kucukinsan.com/images/images/3G.jpg" alt="" width="320" height="205" /></p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>3G Devrimi Hayatımızı Nasıl Etkiliyecek?</strong></span><br />
“3G teknolojisi hayatımıza getirdiği kolaylıklarla birlikte yaşam tarzımızı, düşünme şeklimizi, en önemlisi hayattan aldığımız tatları değiştirecek ve yeni alışkanlıklar, bağımlılıklar yaratacak !”</p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>3G Teknolojisi Nedir?</strong></span><br />
3G teknolojisi, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği tarafından Üçüncü Nesil (3G) Mobil Telekomünikasyon Teknolojisi olarak geliştirilmiştir. Kısacası 3G veya 3N; 3.Nesil GSM hizmetlerine, kablosuz telefonlara verilen genel addır. GSM (Global System for Mobile Communications) açılımı ise Küresel Mobil İletişim Sistemi anlamına gelmektedir.</p>
<p>Ülkemizde mobil telekomünikasyon sektörünün ilk uygulamasını oluşturan 1G sistemleri üzerinden sadece ses hizmetlerini sunabilmek mümkünken, 3G teknolojinin kullanılmaya başlanması ile, mobil telefonlar vasıtasıyla yüksek hızda internet bağlantıları sağlanabileceği, bu sayede kullanıcıya hareket halinde iken sesin yanı sıra data, resim, grafik ve benzeri bilgilerin 2Mbit/s hızına varan yüksek hızlarda, başka bir deyişle “geniş bantta” iletilebileceği öngörülmektedir.</p>
<p>Bu teknoloji sayesinde cep telefonu, cep bilgisayarı, tablet PC veya dizüstü bilgisayar üzerinden internete sürekli bir bağlantı kurulabiliyor. Bu sayede cep telefonu, bilgisayar ve 3G uyumlu diğer mobil cihazlarla video dâhil her türlü veriyi gönderip almak mümkün oluyor. Kısacası ofisteki LAN hızındaki internet bağlantısına daha hızlı bir şekilde her yere taşınabilecek.</p>
<p>İTU, 3G teknolojisini kullanan terminal cihazının; telefon, bilgisayar, televizyon, çağrı cihazı, video-konferans merkezi, gazete, günlük, ajanda ve hatta kredi kartı olarak işlev göreceği ve günümüzde her yere taşınan cüzdan ya da kimlik gibi kullanıcının sürekli yanında bulunduracağı vazgeçilmez bir parçası haline geleceği tahmin edilmektedir.</p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>3G Hayatımızda Neleri Değiştirecek?</strong></span></p>
<ul>
<li>İnternete ister cebinizden, ister bilgisayarınızdan evdeki ADLS hızından 7 kat hızlı bağlanabileceksiniz.</li>
<li>Bir MP3 dosyasını birkaç saniyede, bir filmi ise dakikalar içinde indirebileceksiniz. İnternetten videoları ise beklemeden izleyebileceksiniz.</li>
<li>Sevdiklerinizle cepten görüntülü konuşabileceksiniz. Hatta bu konuşmaya birden fazla sevdiklerinizi dahil edebileceksiniz.</li>
<li>Cep telefonsuzundan dilediğiniz TV kanalını sorun yaşamadan canlı canlı seyredebileceksiniz.</li>
<li>İnteraktif oyunlar oynayabileceksiniz.</li>
<li>Tahminlere göre artık Internet fiyatlar da düşecek.</li>
</ul>
<p>Kısacası farklı bir bilgi çağına gireceğiniz. Peki, bu yeni bilgi çağının sağladığı faydalar yanında bizden neler götürecek ve hayatımızı nasıl etkileyecek?</p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>3G Teknolojisi Hayatımızı Nasıl Etkileyecek?</strong></span><br />
Yaşam tarzımız, alışkanlıklarımız teknolojik gelişmelerle birlikte değişiyor. Kimimiz bu değişikliklere uyum sağlarken kimimiz ise bu teknolojinin gerisinde kalabiliyoruz. Artık bir insanın cep telefonunun olmaması, e-mail kullanmaması garip karşılanıyor. Bilgisayar, internet ve cep telefonunun hayatımıza girmesiyle sabit telefonların kullanımı azaldı. Bu yeniliklerle birlikte, mektup yazmak çağ dışı kaldı ve posta hizmetleri kurye işlerine bakıyor.</p>
<p>Bütün bu değişmeler, gelişmeler hayatımızı kolaylaştırırken toplumsal hayatımız da olumsuz etkilemektedir. Bu günlerde her yerde 3G Teknolojisin reklamlarını görüyoruz. Kimimiz bunun ne olduğunu bilmiyor, kimimiz ise teknolojinin avantajlarından yararlanmak için sabırsızlıkla bekliyoruz. Kimse bu teknolojisin hayatımız nasıl etkileyeceğini düşünmüyor. Her yeni teknolojinin avantajları yanında olumsuz yanları da var. Reklamlar kuşkusuz kendi çıkarları için dikkatimizi o teknolojinin sadece olumlu yanlarına çekiyor. Oysa bu teknolojinin getireceği olumsuzluklara karşı da toplum bilinçlendirilmelidir. Bu nedenle herkes bu teknolojinsin olumlu yönlerinin üzerinde dururken ben dikkatinizi bu teknolojinin olumsuz etkileri üzerine çekmek istiyorum.</p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>3G Teknolojisi hayatımızı şu şekilde etkileyecek;</strong></span><br />
3G teknolojisi yaşam tarzımızı, düşünme seçkilimizi, en önemlisi hayattan aldığımız tatları değiştirecek, yeni alışkanlıklar ve bağımlılıklar yaratacak!<br />
<span style="color:#cc66ff;"><strong><br />
Cep telefonu bağımlısı olacağız!</strong></span><br />
3g teknolojisinin gelişiyle telefon artık telefon olmayacak. Önceden evde veya ofiste internet erişimiz vardı ve fırsat buldukça interneti kullanıyorduk. Şimdi ise internet her yere bizimle gelecek. Bunu bir hayal edin… Bu kolaylık yeni alışkanlıkları ve bağımlılıkları da birlikte getirecek. 3g teknolojisiyle, cep telefonumuz olmadan yaşayamayacağız.<br />
<span style="color:#cc66ff;"><strong><br />
3G uyumlu telefonumuz bizi yönetecek ve zihinsel tembellik yaratacak!</strong></span><br />
Bizim için her şeyi telefonumuzun yapmasını bekleyeceğiz ve her şeyi ona kaydedeceğiz: günlük ve aylık programımızı, bütün önemli toplantıları. Bizi o yönetecek. Artık cep telefonumuzu kaybettiğimizde daha fazla üzüleceğiz çünkü tüm veriler, bilgiler onla birlikte kaybolacak ve tüm işlerimiz kilitlenecek.</p>
<p><span style="color:#cc66ff;"><strong>3G teknolojisi zihinsel tembellik yaratacak!</strong></span><br />
Her şeyi, bizim için telefonumuzun hatırlamasını ve araştırmasını beklememiz ve bir şeyleri aklımızda tutmak için hiçbir çaba harcamak zihinsel tembelliğe sebep olacak. En basiti bulmaca çözmek yerine telefonda interaktif oyunlar oynamayı tercih edeceğiz.</p>
<p>Önceden insanlar telefon numaralarını aklına kaydederdi. Hafızalarını geliştirirlerdi. Şimdi her şey kaydet, sil, ekle, yapıştır oldu. Önceden insanlar kendilerini programlayabiliyorlardı ve telefonlarını kurmadan uyanabiliyorlardı. Şimdi ise makineler bizi programlıyor. Bütün yeteneğimizi onlara devrettik. Onlar bizim yerimize çalışıyorlar ama durduğunda elimiz ayağımıza karışıyor. Acil bir durumda sevdiklerimizin telefonu bile hatırlayamıyoruz.</p>
<p><span style="color:#cc66ff;"><strong>Hayattan aldığımız tatlar değişecek!</strong></span><br />
İnterneti bu hızda ve her yerde kullanabilme özgürlüğü sosyal hayatımızdan aldığımız tatları da değiştirecek. Bir yere arkadaşlarla gitmekten eğlenen insanlar, 3g teknolojisiyle birlikte evden çıkmak istemeyecek, sanal eğlenceleri tercih edilecek; video konuşması, enteraktif oyunlar, surf yapma, vb.</p>
<p><span style="color:#cc66ff;"><strong>İletişim becerilerimiz gerileyecek!</strong></span><br />
Gerçek hayat yerine sanal hayatı tercih etmek sosyal iletişim becerilerimizi geriletecek. Evde eşimizi, çocuğumuzu bırakıp internette zaman geçirecek, arkadaşlarımızla gerçek hayatta buluşmak yerine sanal ortamda chat yapacağız ve bir süre sonra gerçek hayatta iki çift söz edecek öz güvenimiz ve iletişim becerimiz kalmayacak.<br />
<span style="color:#cc66ff;"><strong><br />
Kültürel değerlerimiz yok olacak!</strong></span><br />
İnternetle dünyaya erişeceğiz ve bakış açımız değişecek. Özellikle yeni nesil çocuklara bizim gelenek ve göreneklerimiz, kültürümüze özel şeyler komik ve anlamsız gelecek. Belki iki nesil sonra kültür diye bir şey kalmayacak. Büyüklere saygı, sevgi, ahlak değerleri hepsi değişecek. Kültürümüzün değerleri yok olacak.</p>
<p><span style="color:#cc66ff;"><strong>Selamlaşmayan robotlar olacağız!</strong></span><br />
3g teknolojisi komşuluk, arkadaşlık ilişkilerimize zarar verecek ve bireysel yaşam tarzı yaratacak. Artık tren de, otobüste, vapurda, elimizde cep telefonda bir şeylere bakarak, gerçek dünyadan kopmuş bir robot gibi yürüyor olacağız. Yanımızdan geçen arkadaşımızı bile fark edemeyeceğiz. Çevremizdekilerden sıcak bir gülümsemeyi, “Merhaba”yı, “Günaydın”ı esirgeyeceğiz.</p>
<p><span style="color:#cc66ff;"><strong>Türkçemiz bozulacak!</strong></span><br />
Özelikle chat yaparken kullanılan yarı İngilizce, yarı Türkçe kelimeler, kısaltmalar Türkçemizi bozacak. Kelimelerin doğru yazılışını unutacağız ve internet dilini benimseyeceğiz.</p>
<p><span style="color:#cc66ff;"><strong>Teknolojiden anlamayanlar kendini yetersiz hissedecek!</strong></span><br />
Bu teknolojiyle her şey internet olacak ve teknolojiyi kullanmayı bilmeyenler kendini kötü hissedecekler. Örneğin ATM den maaşını alamayan değerli büyüklerimizin haline hep üzülürüm. Değerli dedemiz parasını ATM’ den parasını çekebilmek için birisin ona yarım etmesini beklemek zorundadır. Yardım istediği kişi tüm parasını alıp gidebilir de. Bu dedelerimizin yaşadıkları tedirginliği ve endişesi görünce hep gözlerim dolar. Bu teknolojiyle bilgisayardan anlamayanların hali ne olacak kim bilir.</p>
<p><span style="color:#cc66ff;"><strong>Bilişim suçları artacak!</strong></span><br />
Her şey interaktif ortamda olacağı için , “hakaret, küfür, kredi kartı yolsuzlukları, sahte belge basımı, bilgilerin çalınması, vb” gibi bilişim suçları da artacak.<br />
<span style="color:#cc66ff;"><strong><br />
Cinsel istismar oranı da artacak!</strong></span><br />
Her yerde yanımızda fotograf çekmek için bir kamera ve bu resmi dünyaya yaymak için internet olacak. Şantaj, cinsel istismar oranı da bunla birlikte artacak. Özellikle çocuklar istismara açık olacak ve okullarda şiddet oranı artacak.</p>
<p><span style="color:#cc66ff;"><strong>Sağlık problemleri artacak!</strong></span><br />
Spor yapmak hareket yerine oturduğumuz yerden internette surf veya chat yapacağız. Bu vücut yapımızda ve kemik yapımız bozulmalara neden olacak. Sürekli telefon veya bilgisayar ekranına bakmaktan gözlerimizde çeşitli sağlık problemleri ortaya çıkacak.</p>
<p>Telefonumuzdan TV izlerken ya da chat yaparken sürekli hareketsiz abur cubur yeme ihtiyacı duyacağız ve bu obezite oranını artıracak. Telefonu cebimizden düşürmüyorken, şimdi de elimizden düşürmeyeceğiz. Belki günümüzün yarsı iş için veya eğlence için telefon elimizde geçecek. Kimlik gibi hep yanımızda taşıyacağız. Bu da daha yoğun X-ray ışınlarına maruz kalmamıza ve buna bağlı sağlık problemlerinin artmasına neden olacak.</p>
<p><span style="color:#cc66ff;"><strong>Stres ve depresyon oranı artacak</strong></span><br />
Bu tür cihazlar aynı zaman da stresi de artırıyor. Çünkü sürekli aynı tarz bir etkinlik yapmış oluyoruz. Spor yaparak, arkadaşlarımızla sohbet ederek stres atmak yerine daha fazla internette zaman geçirerek negatif elektrikle yükleneceğiz. Bütün bunlar depresyon oranını da artıracak.</p>
<p>Kısacası, 3G teknolojisiyle hayatımız tam anlamıyla değişecek. Artık 3G den önce ve sonrası diye cümlelerimize başlayacağız. Aslında buna 3g devrimi de diyebiliriz. Bu devrimin hayatımıza getirdiği kolaylıklar ve avantajlar yanında toplumsal hayatımızı, kişiliğimizi ve becerilerimizi de nasıl etkileyeceğinin bilincinde olmalıyız.<br />
3G Teknolojisinin hayatınızı olumsuz etkilemesine izin vermemeniz dileğiyle…</p>
<p><a href="http://www.kucukinsan.com" target="_blank">www.kucukinsan.com</a></p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>Pedagog Sevil Gümüş</strong></span><br />
<em><strong>Psikolojik Danışman, Çocuk Psikolojisi ve Gelişimi Uzmanı, Oyun ve Filial Terapist</strong></em></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kucukinsan.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kucukinsan.wordpress.com/123/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kucukinsan.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kucukinsan.wordpress.com/123/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kucukinsan.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kucukinsan.wordpress.com/123/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kucukinsan.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kucukinsan.wordpress.com/123/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kucukinsan.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kucukinsan.wordpress.com/123/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kucukinsan.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kucukinsan.wordpress.com/123/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kucukinsan.wordpress.com/123/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kucukinsan.wordpress.com/123/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=123&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/08/25/3g-teknolojisi-ve-psikolojik-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e1b48080f945d52e10fbdd2c4d578c13?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kucukinsan</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.kucukinsan.com/images/images/3G.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Sizin de Bir Kalp Kardeşiniz Olsun</title>
		<link>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/06/08/sizin-de-bir-kalp-kardesiniz-olsun/</link>
		<comments>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/06/08/sizin-de-bir-kalp-kardesiniz-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2009 20:47:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kucukinsan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile ve Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kucukinsan.wordpress.com/?p=119</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Kalp Cerrahisi Vakfı tarafından organize edilen  “7.Kalp Kardeşliği Günü”, 13 Haziran 2009 Cumartesi günü Galatasaray Florya Tesisleri’nde, geçirmiş oldukları kalp ameliyatları ile tamamen sağlıklarına kavuşan yüzlerce çocuğun katılımı ile gerçekleşecektir. “Kalp Kardeşliği’” bir toplumsal dayanışma ve sevgi projesidir. ‘Kalp Kardeşliği’ projesi ile, ülkemiz nüfusunun yaklaşık %35 ini teşkil eden çocukların kalp sağlığı ile ilgili [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=119&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><img src="http://www.kucukinsan.com/images/annelergunu.jpg" alt="" width="350" height="233" /></h2>
<p>İstanbul Kalp Cerrahisi Vakfı tarafından organize edilen  “7.Kalp Kardeşliği Günü”, 13 Haziran 2009 Cumartesi günü Galatasaray Florya Tesisleri’nde, geçirmiş oldukları kalp ameliyatları ile tamamen sağlıklarına kavuşan yüzlerce çocuğun katılımı ile gerçekleşecektir.</p>
<p>“Kalp Kardeşliği’” bir toplumsal dayanışma ve sevgi projesidir. ‘Kalp Kardeşliği’ projesi ile, ülkemiz nüfusunun yaklaşık %35 ini teşkil eden çocukların kalp sağlığı ile ilgili sorunlarına dikkat çekmek ve çare üretmek istiyoruz. Ülkemizde her yıl 13-15 bin çocuk doğumsal kalp hastalığı ile dünyaya gelmektedir. Bu çocukların %90 ‘dan fazlası yapılacak tedavi ve kalp ameliyatları ile hemen hemen sağlıklı, normal bir hayat şansına yeniden kavuşabilir. Ancak, ne yazık ki, bu çocuklarımızdan büyük bir kısmı, ileri teknoloji, büyük bir organizasyon ve yüksek maliyetler gerektiren çok özellikli kalp ameliyatları ve tedavi imkanlarına, çeşitli yetersizlikler nedeniyle kavuşamamakta ve her yıl binlerce kalp hastası çocuk hayatını kaybetmektedir.</p>
<p>İstanbul Kalp Cerrahisi Vakfı tarafından başlatılan Kalp Kardeşliği projesi, özellikle çocuk kalp sağlığı konusunda;</p>
<ul>
<li>Toplumsal bilinç ve duyarlılık oluşturmayı,</li>
<li>Teşhis ve tedavi imkanlarını yaygınlaştırmayı,</li>
<li>Sosyal, ekonomik ve psikolojik rehabilitasyon projeleri geliştirmeyi,</li>
<li>İnsan kaynakları ve uzmanlık eğitimi programları geliştirmeyi,</li>
<li>Çağdaş teknoloji ile donatılmış kurum ve tesisler kurmayı, amaçlamaktadır.</li>
</ul>
<p>En gelişmiş ülkelerde bile, yukarıdaki amaçların gerçekleştirilebilmesi yüksek maliyetler nedeni ile vakıflar, gönüllü kişi ve kuruluşlar, sosyal sorumluluk projeleri gibi insani yardım organizasyonlarının desteğine ihtiyaç göstermektedir.</p>
<p>İşte; Kalp Kardeşliği projesi binlerce kalp hastası çocuğa yardım eli uzatmak, onları  hayata döndürmek demektir. Bu projeye destek olan kişi ve kurumlar hayata döndürülmesini sağladıkları çocukların kalp kardeşi olmaktadır.</p>
<p>Kalp Kardeşleri gününde, Galatasaray Kulübünden sporcular, diğer ünlü kişiler ve sağlığına kavuşmuş yüzlerce çocuğumuzla birlikte Çocuk Kalp Sağlığı konusunda vereceğimiz mesajlarımızın halkımıza daha güçlü ve etkin bir şekilde ulaşmasını amaçlamaktayız.</p>
<p>Bu yılki Kalp Kardeşleri gününde ana tema “Kalp sağlığı çocukluktan başlar” mesajı olacaktır. Ülkemizin en önemli sorunu olan kalp damar hastalıklarının önlenmesi büyük ölçüde mümkündür. Erişkin yaşlarda sağlıklı bir kalp damar sistemine sahip olmak istiyorsak; doğru beslenme, düzenli spor, sigara ve zararlı alışkanlıklardan korunma, stresle baş edebilme gibi davranış kalıpları ve yaşam tarzının çocukluk yaşlarında itibaren toplumumuza kazandırılması gerekmektedir.<br />
<span style="color:#0099ff;"><strong>Prof.Dr.Tayyar SARIOĞLU -</strong></span><span style="color:#0099ff;"><strong> İstanbul Kalp Cerrahisi Vakfı Başkanı</strong></span></p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>7.Kalp Kardeşleri Günü</strong></span><br />
<span style="color:#cc66ff;"><strong>Yer:</strong></span>Galatasaray Spor Kulubü Florya Tesisleri, İstanbul<br />
<span style="color:#cc66ff;"><strong>Tarih:</strong></span>13 Haziran 2009, Cumartesi<br />
<span style="color:#cc66ff;"><strong>Saat:</strong></span>11:00-17:00</p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>İletisim:</strong></span>Tuğba Özlük -Acıbadem Bakırköy Hastanesi KVC Hasta İlişkileri<br />
<span style="color:#cc66ff;"><strong>Tel:</strong></span>212 414 46 67- 212 414 44 08<br />
<span style="color:#cc66ff;"><strong>Fax:</strong></span>212 414 51 11<br />
<span style="color:#cc66ff;"><strong>e-mail:</strong></span>tozluk@asg.com.tr</p>
<p>İbrahim Evliya -Proje Özel Danışmanı</p>
<p><span style="color:#cc66ff;"><strong>Tel: </strong></span>0532 323 15 42</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kucukinsan.wordpress.com/119/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kucukinsan.wordpress.com/119/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kucukinsan.wordpress.com/119/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kucukinsan.wordpress.com/119/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kucukinsan.wordpress.com/119/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kucukinsan.wordpress.com/119/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kucukinsan.wordpress.com/119/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kucukinsan.wordpress.com/119/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kucukinsan.wordpress.com/119/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kucukinsan.wordpress.com/119/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kucukinsan.wordpress.com/119/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kucukinsan.wordpress.com/119/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kucukinsan.wordpress.com/119/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kucukinsan.wordpress.com/119/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=119&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/06/08/sizin-de-bir-kalp-kardesiniz-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e1b48080f945d52e10fbdd2c4d578c13?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kucukinsan</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.kucukinsan.com/images/annelergunu.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>“Almancı” yönetmenlerin filmleri ve söyleşiler</title>
		<link>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/06/02/116/</link>
		<comments>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/06/02/116/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2009 11:05:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kucukinsan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kucukinsan.wordpress.com/2009/06/02/116/</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Modern Sinema, 4-12 Haziran tarihleri arasında Alman sinemasının feminist kanadının en önemli temsilcilerinden Ulrike Ottinger’in filmlerinden oluşan retrospektif bir seçki sunacak. 12-20 Haziran arasında Fatih Akın, Birol Ünel, Züli Aladağ, Buket Alakuş, Sinan Akkuş, Aysun Bademsoy, Mıraz Bezar, Neco Çelik, Hakan Savaş Mican, Ayşe Polat, Tamer Yiğit, Thomas Arslan, Hussi Kutlucan, Bülent Akıncı, Yüksel [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=116&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kucukinsan.com/images/images/almanci.jpg" alt="" width="300" height="420" /></p>
<p>İstanbul Modern Sinema, 4-12 Haziran tarihleri arasında Alman sinemasının feminist kanadının en önemli temsilcilerinden Ulrike Ottinger’in filmlerinden oluşan retrospektif bir seçki sunacak. 12-20 Haziran arasında Fatih Akın, Birol Ünel, Züli Aladağ, Buket Alakuş, Sinan Akkuş, Aysun Bademsoy, Mıraz Bezar, Neco Çelik, Hakan Savaş Mican, Ayşe Polat, Tamer Yiğit, Thomas Arslan, Hussi Kutlucan, Bülent Akıncı, Yüksel Yavuz, İdil Üner gibi yönetmenlerin ve birçok oyuncunun katılımıyla gerçekleşecek “Almancı! &#8211; Karşı Resimler” başlıklı programla, sinema sanatı ve göç ilişkisine “Almancı” gözünden farklı bir pencere açacak. 25-28 Haziran tarihleri arasında ise Berlin, Cannes, Venedik, Toronto, Sundance gibi festivallerde gösterilen yepyeni Alman filmlerini “Her Şey Tıkırında” başlıklı bir programla sunacak.</p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>Ulrike Ottinger Filmleri </strong></span><br />
<span style="color:#cc66ff;"><strong>4-12 Haziran</strong></span></p>
<p>4-12 Haziran tarihleri arasında Goethe-Institut İstanbul işbirliğiyle gösterilecek olan, farklı sanat dallarına olan ilgisi nedeniyle disiplinlerarası bir film dili geliştiren Ulrike Ottinger’in filmleri, absürd teatral mizansenleri ya da fotoğraf karelerini anımsatan resimsel görsellikleri kadar, belgesel ve kurmaca arasında gidip gelişleriyle de farklı bir izleme deneyimi sunuyor. Seçkide “Prater”, “Bir Alkoliğin Portresi”, “Dorian Gray’in Magazin Basınındaki Portresi”, “Ucube Orlando” filmlerinin yanı sıra, yönetmenin en önemli filmleri “Sürgün Şangay” ve “Moğolistanlı Jean d&#8217;Arc” ile ilk gösterimi Şubat ayında Berlin Film Festivali’nde yapılan son filmi “Kore Çeyiz Sandığı” da yer alıyor.</p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>“Almancı! &#8211; Karşı Resimler”</strong></span><br />
<span style="color:#cc66ff;"><strong>12-20 Haziran</strong></span></p>
<p>İstanbul Modern Sinema, 12-20 Haziran tarihleri arasında İstanbul ve Berlin arasındaki kardeş şehir ilişkisinin 20. yıldönümü kutlamaları ve Ernst Reuter Girişimi’nin Türk-Alman Diyaloğu kapsamında, Ballhaus Naunynstrasse ile ortak bir film programı sunuyor: “Almancı!- Karşı Resimler”</p>
<p>Kahramanların kurban rolünden sıyrıldığı, yer yer çok güçlü şiirsel bir estetiğe sahip filmler, Almanya’da göçün öznelerini yeniden tanımlarken, Türkiye’deki Almancı imajına da yeni bir yaklaşım getiriyor. Fatih Akın’ın uluslararası başarıları gibi birçok sanatsal atılım, “Almancı” imajının da kırılmasına yol açtı. İş göçünün başlamasından 50 yıl sonra bir zamanların “misafir işçileri”nin çocukları ve torunları, kendi hikâyeleriyle bu sefer Almanya’dan İstanbul’a geliyor. Aralarında uluslararası festivallerde ödüller kazanmış ve Türkiye’de ilk kez gösterilecek olan eserlerin de bulunduğu 40’ı aşkın uzun ve kısa metrajlı film ile belgeselin gösteriminden sonra yönetmenler ve sanatçılarla söyleşiler yapılacak.</p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>Filmler ve Yönetmenlerle Sanatçılarla Söyleşiler </strong></span><br />
<strong>Fatih Akın</strong>’ın altmışlı yıllarda “misafir işçi” olarak Almanya’ya giden ve sonra dönmeyi “unutan” anne ve babasını konu edinen çok kişisel belgeseli “Geri Dönmeyi Unuttuk” filminin 12 Haziran Cuma günü saat 20.00’deki gösteriminden sonra, yönetmenin annesi Hadiye Akın ve babası Mustafa Enver Akın ile söyleşi gerçekleşecek.</p>
<p><strong>Buket Alakuş</strong>’un eroin bağımlısı oğlunu kurtarabilmek için, tutucu Türk toplumuna ve uyuşturucu dünyasına savaş açan “Anam” filminin 16 Haziran Salı saat 16.00’daki gösteriminden sonraki söyleşinin konukları ise, yönetmen Buket Alakuş ve oyuncular Nursel Köse ve Birol Ünel.</p>
<p><strong>Yüksel Yavuz</strong>’un Almanya’da doğan Nisan Çocukları’nı anlattığı “Nisan Çocukları” filminin 16 Haziran Salı saat 14.00’teki gösteriminden sonra yönetmenle söyleşi yapılacak.<br />
<strong><br />
Aysun Bademsoy</strong>’un futbol delisi beş kadının hikâyesini aktardığı “Şimdi Giriyorum” filminin 17 Haziran Çarşamba saat 18.00’deki gösteriminin ardından yönetmenle söyleşi gerçekleşecek.</p>
<p><strong>Thomas Arslan</strong>’ın Berlin’de yaşayan uyuşturucu satıcısı bir Türk’ün öyküsünü yansıttığı “Torbacı” filminin 18 Haziran saat 16.00’daki gösteriminden sonraki söyleşinin konukları ise oyuncu İdil Üner ve Birol Ünel.</p>
<p><strong>Buket Alakuş</strong>’un, geçirdiği göğüs ameliyatından sonra normal yaşama dönmeye çalışan futbolcu Hayat’ın mücadelesini anlattığı “Ofsayt” filminin 17 Haziran Çarşamba saat 16.00’daki gösteriminden sonra, yönetmen ve oyuncu Nursel Köse ile söyleşi yapılacak.</p>
<p><strong>Ayşe Polat</strong>’ın, 11 yaşındaki Şenay ile eşcinsel gazino şarkıcısı Zeki’nin küçük kızın annesini bulmak üzere Almanya’dan Fransa’ya, oradan da Türkiye’ye uzanan yolculuklarını aktardığı “Yurtdışı Turnesi” filminin 13 Haziran Cumartesi saat 16.00’daki gösteriminden sonra, yönetmen Ayşe Polat ve Birol Ünel ile söyleşi gerçekleşecek.</p>
<p><strong>Sinan Akkuş</strong>’un bir Türk-Alman düğününde Berlinli dört farklı çiftin yollarının kesiştiği “Evet, İstiyorum” filminin 20 Haziran Cumartesi saat 21.30’daki gösteriminden sonra yapılacak söyleşiye, yönetmenin yanı sıra, oyuncular Mürtüz Yolcu, Nuri Sezer, Hülya Duyar, Tim Seyfi, İdil Üner ve Aykut Kayacık katılacaklar.</p>
<p><strong>Thomas Arslan</strong>’ın 1996’da Berlin Kreuzberg’deki üç Türk-Alman gencinden Türk vatandaşı olan Erol’un Türkiye’de askerlik yapmasını konu edinen “Kardeşler” 18 Haziran Perşembe saat 14.00’te, Hussi Kutlucan’ın sahte evlilikle Berlin’de karın tokluğuna çalışan sığınmacı Ermeni Dudie’nin öyküsünü aktardığı “Ben Şef, Sen Ayakçı” 19 Haziran Cuma saat 16.00’da gösterilecek.</p>
<p><strong>Neco Çelik</strong>’in, Kruezberg’de bir bakkal dükkânında geçen, uçuk bir mahalle ahalisinin akıl almaz maceralarını anlatan “Manyak Dükkân” filminin 19 Haziran Cuma saat 18.00’deki gösteriminden sonra yapılacak söyleşiye Hülya Duyar, Pınar Erincin ve Cem Sultan Ungan katılacaklar.</p>
<p><strong>Bülent Akıncı</strong>’nın, kendisi ve ailesi için daha iyi bir yaşam düşü kuran sigortacı B. Wagner’in çok sigorta sözleşmesi yapmak için yollara düşmesini anlatan “Hayat Sigortacısı” filminin 19 Haziran Cuma saat 20.00’deki gösteriminden sonra yönetmenle bir söyleşi gerçekleştirilecek.</p>
<p><strong>Sülbiye Günar</strong>’ın, çocuk tutkusuyla suni döllenme yollarına başvuran ve tıp dünyasında bir kader yolculuğuna çıkan genç bir çiftin öyküsünü aktardığı “Saniye’nin Arzusu” filminin 16 Haziran Salı saat 18.00’deki gösteriminden sonra oyuncu İdil Üner’le bir söyleşi yapılacak.<br />
<strong><br />
Tamer Yiğit’</strong>in, sokaklarda bir arabanın içinde yaşayan David’in sevgilisi Selda’ya tutkusunu yansıttığı “Selda” filminin 17 Haziran Çarşamba saat 14.00’teki gösteriminden sonra yönetmenle söyleşi gerçekleşecek.</p>
<p><strong>Neco Çelik</strong>’in, Kreuzbergli gençlerin gündelik yaşamlarından farklı hikâyeler anlattığı “Şehir Gerillaları” filminin 14 Haziran Pazar saat 14.00’teki gösteriminden sonra, yönetmen ve oyuncular İlke Üner ve İdil Üner ile söyleşi yapılacak.</p>
<p><strong>Züli Aladağ</strong>’ın, bir Türk sokak çetesinin elebaşısı Can’ın kurbanı olan, hali vakti yerinde bir ailenin 14 yaşındaki çocuğu Felix’in başına gelenleri anlattığı “Öfke” filminin 18 Haziran Perşembe saat 18.00’deki gösteriminden sonra yönetmenle söyleşi gerçekleşecek.</p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>Her Şey Tıkırında: Almanya’dan Yepyeni Filmler</strong></span><br />
<span style="color:#cc66ff;"><strong>25-28 Haziran</strong></span><br />
İstanbul Modern Sinema, Goethe-Institut İstanbul işbirliğiyle, ilk gösterimi son bir yıl içerisinde gerçekleşmiş Alman filmlerinden bir seçkiyi sinemaseverlerin beğenisine sunuyor. İzleyici ve eleştirmenlerin karşısına ilk kez Berlin, Cannes, Venedik, Toronto, Sundance gibi festivallerde çıkan 8 filmlik seçki, hayli ironik bir biçimde, “Her Şey Tıkırında” olarak adlandırılmış. Programdaki filmlerin hemen hepsinin ortak özelliği, ister geçmişe baksınlar, ister bugüne ya da ister kişisel bir hikâye anlatsınlar, ister evrensel, yolunda gitmeyen şeylere dikkat çekmeleri.</p>
<p>Programda, Andreas Dresen’in “Bulutların Üstünde”; Max Farberböck’ün “Anonyma &#8211; Berlin’de Bir Kadın”; Christian Petzold’un “Jerichow”; Lars Jessen’in “Bizim Köyün Punkları”; Jan Krüger’in “Pupa Yelken”; Sebastian Schipper’in “Ağustos Ortası Sonu”; Nicolette Krebitz’in “Yürek Karanlık Bir Ormandır” ve Oskar Roehler’in “Lulu&amp;Jimi” başlıklı filmleri gösterime sunulacak.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kucukinsan.wordpress.com/116/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kucukinsan.wordpress.com/116/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kucukinsan.wordpress.com/116/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kucukinsan.wordpress.com/116/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kucukinsan.wordpress.com/116/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kucukinsan.wordpress.com/116/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kucukinsan.wordpress.com/116/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kucukinsan.wordpress.com/116/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kucukinsan.wordpress.com/116/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kucukinsan.wordpress.com/116/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kucukinsan.wordpress.com/116/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kucukinsan.wordpress.com/116/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kucukinsan.wordpress.com/116/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kucukinsan.wordpress.com/116/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=116&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/06/02/116/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e1b48080f945d52e10fbdd2c4d578c13?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kucukinsan</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.kucukinsan.com/images/images/almanci.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Reklamın Amatör Ruhu “astralsantral”</title>
		<link>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/06/02/reklamin-amator-ruhu-%e2%80%9castralsantral%e2%80%9d/</link>
		<comments>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/06/02/reklamin-amator-ruhu-%e2%80%9castralsantral%e2%80%9d/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2009 10:56:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kucukinsan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kucukinsan.wordpress.com/?p=113</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Bilgi Üniversitesi Reklamcılık Bölümü öğrencilerinin yıl içinde ürettikleri çalışmalardan oluşan “astralsantral” sergisi 3 Haziran Çarşamba günü Santral Kampüsü’nde ziyarete açılıyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen “astralsantral” sergisi hazırlıklarında gerilla yaklaşımı kullanıldı. Açılıştan bir hafta önce sergide yer alan ilanların  içeriğinden çeşitli objeler seçilerek, Santral Kampüsü’nün farklı [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=113&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kucukinsan.com/images/images/astralsantral.jpg" alt="" width="300" height="200" /></p>
<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi Reklamcılık Bölümü öğrencilerinin yıl içinde ürettikleri çalışmalardan oluşan “astralsantral” sergisi<br />
3 Haziran Çarşamba günü Santral Kampüsü’nde ziyarete açılıyor.</p>
<p>İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen “astralsantral” sergisi hazırlıklarında gerilla yaklaşımı kullanıldı. Açılıştan bir hafta önce sergide yer alan ilanların  içeriğinden çeşitli objeler seçilerek, Santral Kampüsü’nün farklı alanlarına yerleştirildi. Tanıtım faaliyetleri ve hazırlıkları bölüm öğrencileri tarafından yürütülen serginin geleneksel hale gelmesi planlanıyor.</p>
<p>Reklam sektöründen önemli isimlerin de katılımıyla açılacak olan “astralsantral – Reklamın Amatör Ruhu” sergisi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Reklamcılık Bölümü Koordinatörlüğü görevinde 10 yılı geride bırakan Atilla Aksoy’a hediye edildi.</p>
<p><span style="color:#ff0000;"><strong>Sergi, 3 Haziran – 3 Temmuz 2009 tarihleri arasında ziyaret edilebilir.</strong></span></p>
<p><span style="color:#0099ff;"><strong>“astralsantral” Sergi Açılışı</strong></span><br />
<span style="color:#cc66ff;"><strong>Tarih: </strong></span>3 Haziran 2009, Çarşamba<br />
<span style="color:#cc66ff;"><strong>Saat: </strong></span>17:00<br />
<span style="color:#cc66ff;"><strong>Yer:</strong></span> Santral Kampüsü<br />
<span style="color:#cc66ff;"><strong>Adres: </strong></span>Silahtarağa Mah. Kazım Karabekir Cad. No: 1-Eyüp</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kucukinsan.wordpress.com/113/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kucukinsan.wordpress.com/113/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kucukinsan.wordpress.com/113/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kucukinsan.wordpress.com/113/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kucukinsan.wordpress.com/113/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kucukinsan.wordpress.com/113/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kucukinsan.wordpress.com/113/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kucukinsan.wordpress.com/113/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kucukinsan.wordpress.com/113/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kucukinsan.wordpress.com/113/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kucukinsan.wordpress.com/113/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kucukinsan.wordpress.com/113/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kucukinsan.wordpress.com/113/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kucukinsan.wordpress.com/113/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=113&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/06/02/reklamin-amator-ruhu-%e2%80%9castralsantral%e2%80%9d/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e1b48080f945d52e10fbdd2c4d578c13?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kucukinsan</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.kucukinsan.com/images/images/astralsantral.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>SBS ve ÖSS&#8217;ye Bu Reçeteyle Hazırlanın!</title>
		<link>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/06/02/sbs-ve-ossye-bu-receteyle-hazirlanin/</link>
		<comments>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/06/02/sbs-ve-ossye-bu-receteyle-hazirlanin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2009 10:47:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kucukinsan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür-Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kucukinsan.wordpress.com/?p=110</guid>
		<description><![CDATA[Uzun bir süredir sınavlara hazırlanıyorsunuz. Bu süreçte zaman zaman çok ders çalıştınız, zaman zaman ise derslerden uzaklaştınız. Sınavlara yaklaştığımız şu günlerde ise bazılarınızda ders çalışma isteği pek kalmadı. Bazılarınız ise sınavın yaklaşmasıyla birlikte depara kalkma niyetinde&#8230; Sonuçta SBS ve ÖSS için sayılı günlerin kaldığı gerçeği önünüzde duruyor. Yapmanız gerekenlerin reçetesini International Hospital&#8217;dan Psikolog Dr. Ferahim [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=110&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.kucukinsan.com/images/images/sinav.jpg" alt="" width="300" height="200" /></p>
<p class="MsoNormal"><span>Uzun bir süredir sınavlara hazırlanıyorsunuz. Bu süreçte zaman zaman çok ders çalıştınız, zaman zaman ise derslerden uzaklaştınız. Sınavlara yaklaştığımız şu günlerde ise bazılarınızda ders çalışma isteği pek kalmadı. Bazılarınız ise sınavın yaklaşmasıyla birlikte depara kalkma niyetinde&#8230;</p>
<p>Sonuçta SBS ve ÖSS için sayılı günlerin kaldığı gerçeği önünüzde duruyor. Yapmanız gerekenlerin reçetesini International Hospital&#8217;dan Psikolog Dr. Ferahim Yeşilyurt hazırladı.</p>
<p></span><span style="font-size:small;"><strong><span style="color:#0099ff;">Kalan süre için gerçekçi bir plan hazırlayın</span></strong></span><span><br />
Örneğin elinizdeki tüm kaynakları bitirmek isteyebilirsiniz. Ancak kalan zamanda tüm soruları bitirecek vaktiniz olmayabilir. Zamanınızı eksik olduğunuz konularda sorular çözme yönünde planlayabilirsiniz. Elinizdeki çözmek istediğiniz soruları ve sınava kadar bu soruları hangi günlerde bitireceğinizi belirleyin.</p>
<p></span><span style="font-size:small;"><strong><span style="color:#0099ff;">Deneme sınavlarının sonuçlarını abartmayın</span></strong></span><span><br />
Bu sonuçlar sizin eksik olduğunuz konuları tespit edebilmek için yapılmaktadır. Morali bozmak ve ‘ bu gidişle bir şey yapamam ’demek yerine ‘eksik olduğum konuları tespit ediyorum’ düşüncesiyle sınav sonuçlarını değerlendirin. Konu eksiklerini belirlediğinizde bunu telafi edecek zamanınızın olduğunu unutmayın. Eksiklerinizi deneme sınavlarında fark etmek sınavda fark etmekten daha iyidir.</p>
<p></span><span style="font-size:small;"><strong><span style="color:#0099ff;">Okul ve bölüm seçiminizi sınav sonrasına erteleyin </span></strong></span><span><br />
Kalan süreyi daha çok sınav öncesi yapacaklarınız için değerlendirin. Sınav sonrasında karar vermek için yeterince zamanınız olacak.<br />
</span><span style="font-size:small;"><strong><span style="color:#0099ff;"><br />
</span></strong><strong><span style="color:#0099ff;">Deneme sınavlarını kaçırmayın</span></strong></span><span><br />
Bu sınavlar sadece soru çözmenize değil, sınav ortamına fizyolojik ve psikolojik olarak da hazırlanmanıza yardımcı olur. Çünkü sınav anında uzun süre tuvalete gidemeyecek, aynı sırada oturacak ve yemek yiyemeyeceksiniz. Bu alışkanlıklar sınav ortamında kazanılır.<br />
</span><span style="font-size:18pt;"><br />
</span><span style="font-size:small;"><strong><span style="color:#0099ff;">Evde test çözerken mutlaka zaman tutmaya özen gösterin </span></strong></span><span><br />
Çünkü ÖSYM tarafından yapılan sınavlarda soruyu çözmenizden ziyade soruyu belirli bir zamanda çözmeniz önem kazanmaktadır. Evde test çözerken süre tutmanız size bu alışkanlığı kazandıracaktır.</p>
<p></span><span style="font-size:small;"><strong><span style="color:#0099ff;">Psikolojik dayanıklılık çalışın</span></strong></span><span><br />
Sınav esnasında öğrenciler pek çok sorunla baş etmek zorunda kalırlar. Bu sorunlarla baş etmek için hazırlıklı olunmalıdır. Örneğin üst üste birkaç soru yapamadığınızda neler hissedersiniz? Neler düşünürsünüz? Bu durum sizi nasıl etkiler ve nasıl baş edersiniz? Bu durumun örneklerini girdiğiniz deneme sınavlarında bulmaya çalışın. Sınavda psikolojik dayanıklılığınızı geliştirmeniz sınav performansınızı çok yakından etkileyecektir.</span></p>
<p><span><!--[if gte vml 1]&gt;                    &lt;![endif]--><!--[if !vml]--><img src="http://www.kucukinsan.com/images/images/ferehimyesilyurt.jpg" alt="" width="200" height="216" /><!--[endif]--><br />
<strong><span style="color:#cc66ff;">Psikolog Dr. Ferahim Yeşilyurt &#8211; International Hospital</span></strong></span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kucukinsan.wordpress.com/110/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kucukinsan.wordpress.com/110/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kucukinsan.wordpress.com/110/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kucukinsan.wordpress.com/110/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kucukinsan.wordpress.com/110/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kucukinsan.wordpress.com/110/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kucukinsan.wordpress.com/110/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kucukinsan.wordpress.com/110/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kucukinsan.wordpress.com/110/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kucukinsan.wordpress.com/110/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kucukinsan.wordpress.com/110/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kucukinsan.wordpress.com/110/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kucukinsan.wordpress.com/110/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kucukinsan.wordpress.com/110/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kucukinsan.wordpress.com&amp;blog=7732681&amp;post=110&amp;subd=kucukinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kucukinsan.wordpress.com/2009/06/02/sbs-ve-ossye-bu-receteyle-hazirlanin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/e1b48080f945d52e10fbdd2c4d578c13?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kucukinsan</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.kucukinsan.com/images/images/sinav.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://www.kucukinsan.com/images/images/ferehimyesilyurt.jpg" medium="image" />
	</item>
	</channel>
</rss>
